Yıllık izin kullanmayı planlayan çalışanların en sık sorduğu sorulardan biri “Hafta sonları yıllık izinden sayılır mı?” sorusudur. Özellikle izin başlangıç ve bitiş tarihini belirlerken cumartesi ve pazar günlerinin, ayrıca bayram ve diğer resmî tatillerin yıllık izin hesabına dahil edilip edilmediği büyük önem taşır.
Ancak bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Çünkü memurlar, 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi işçiler ve özel sektör çalışanları açısından yıllık izin uygulaması farklı mevzuat hükümlerine göre değerlendirilebilir. Ayrıca vardiyalı çalışma, nöbet sistemi ve işyerinin çalışma düzeni de hesaplamayı etkileyebilir.
Bu yazıda cumartesi ve pazar günleri yıllık izinden sayılır mı, resmî tatiller yıllık izne dahil edilir mi sorularını memur ve işçi ayrımını dikkate alarak ayrıntılı şekilde ele alıyoruz.
Yıllık İzin Nedir?
Yıllık ücretli izin, çalışanların belirli bir çalışma süresini tamamladıktan sonra sahip oldukları temel dinlenme haklarından biridir. İşçiler açısından yıllık ücretli izin hakkı ağırlıklı olarak 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre uygulanırken, devlet memurlarının yıllık izin hakları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında düzenlenmektedir.
İşçiler için yıllık izin hesabında önemli olan nokta, kanunda açıkça belirtilen ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatili günlerinin yıllık izin süresinden sayılmamasıdır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56. maddesinde bu durum açıkça düzenlenmiştir.
Memurlarda ise yıllık izin uygulaması farklı bir sistem üzerinden değerlendirilir. 657 sayılı Kanun’un 102. maddesine göre hizmet süresi 1 yıldan 10 yıla kadar olan memurların yıllık izin süresi 20 gün, 10 yıldan fazla hizmeti bulunanların ise 30 gündür.
İşçiler ve Özel Sektör Çalışanları İçin Cumartesi ve Pazar Yıllık İzinden Sayılır mı?
Özel sektörde çalışan ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki işçiler için yıllık izin hesabında temel kural, hafta tatili ve resmî tatil günlerinin yıllık izin süresinden düşülmemesidir.
İş Kanunu’nun 56. maddesinde, yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günlerinin izin süresinden sayılmayacağı açıkça belirtilmektedir.
Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunmaktadır: Her işyerinde hafta tatili mutlaka pazar günü olmak zorunda değildir. İşyerinin çalışma sistemine göre hafta tatili farklı bir güne denk gelebilir.
Örneğin normal çalışma düzeninde cumartesi ve pazar günü çalışmayan bir özel sektör çalışanının yıllık izni cuma günü başlayıp sonraki hafta devam ediyorsa, izin hesabında hafta tatili niteliğindeki günler yıllık izin süresinden düşülmez.
Bu nedenle özel sektör çalışanları için “Cumartesi kesinlikle yıllık izinden sayılmaz” şeklinde genel bir kural kurmak doğru değildir. Cumartesi gününün çalışılan bir iş günü mü, yoksa işyerinde hafta tatili veya başka bir dinlenme günü mü olduğu önemlidir.
Özel Sektörde Pazar Günü Yıllık İzinden Sayılır mı?
Pazar günü birçok işyerinde hafta tatili olarak uygulanmaktadır. İş Kanunu’na tabi çalışan açısından pazar günü, çalışanın hafta tatiline denk geliyorsa yıllık izin süresinden sayılmaz.
Örneğin bir çalışan 10 iş günü veya 14 günlük yıllık izin kullanırken, araya denk gelen hafta tatili günleri yıllık izin hakkından düşülmez. İş Kanunu’nun 56. maddesi bu konuda çalışan lehine açık bir düzenleme içermektedir.
Ancak vardiyalı çalışanlar, hastane personeli, güvenlik görevlileri, turizm çalışanları veya haftanın farklı günlerinde izin kullanan kişiler için pazar gününün otomatik olarak hafta tatili kabul edilmesi doğru olmayabilir. Çalışanın gerçek çalışma ve hafta tatili düzeni dikkate alınmalıdır.
Memurlar İçin Cumartesi ve Pazar Yıllık İzinden Sayılır mı?
Devlet memurlarında yıllık izin sistemi, işçilerden farklı olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde uygulanmaktadır. Memurlar için yıllık izin süresi hizmet süresine göre 20 veya 30 gün olarak belirlenmiştir.
Uygulamada memurun yıllık izni takvim günü esasına göre değerlendirilir. Bu nedenle normal mesai düzeninde çalışan bir memurun yıllık izin başlangıcı ile bitişi arasına denk gelen cumartesi ve pazar günleri, kural olarak izin süresinin içinde değerlendirilir.
Örneğin pazartesi günü başlayan 10 günlük yıllık izin, aradaki cumartesi ve pazar günleriyle birlikte takvim üzerinden hesaplanabilir. Dolayısıyla memurlarda işçilerde olduğu gibi hafta tatili günlerini yıllık izin hesabının tamamen dışında bırakan genel bir kanun hükmü bulunmamaktadır.
Ancak kamu kurumlarının çalışma düzeni, personelin vardiyalı veya nöbetli çalışması ve ilgili kurumun uygulamaları bazı durumlarda farklı hesaplamalara neden olabilir. Özellikle 24 saat esasına göre hizmet veren hastaneler, güvenlik birimleri ve diğer vardiyalı kamu hizmetlerinde, çalışma şekli kurum tarafından ayrıca düzenlenebilmektedir.
Memurlar İçin Resmî Tatiller Yıllık İzinden Sayılır mı?
Memurlar açısından resmî tatiller konusunda önemli bir ayrım bulunmaktadır. Kamu kurumlarında uygulanan idari görüşlerde, yıllık izin süresi içinde kalan mesai gününe denk gelen ulusal bayram ve genel tatil günlerinin yıllık izinden düşülmemesi yönünde uygulamalar bulunmaktadır.
Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan eğitim materyalinde de, yıllık izin içerisinde kalan ve mesai gününe denk gelen ulusal bayram ve genel tatil günlerinin yıllık izne dahil edilmemesi gerektiğine ilişkin Devlet Personel Başkanlığı görüşüne yer verilmiştir.
Örneğin memur yıllık izin kullanırken izin döneminin içine 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim veya dinî bayram günleri gibi resmî tatiller denk geliyorsa, bu günlerin yıllık izin hesabına etkisi kurum uygulaması ve ilgili tarihin normal mesai gününe denk gelip gelmediğine göre değerlendirilmelidir.
Bu nedenle özellikle uzun bayram tatilleri öncesinde veya sonrasında yıllık izin planlaması yapılırken kurumun personel biriminden güncel hesaplama yönteminin öğrenilmesi faydalı olacaktır.
İşçiler İçin Resmî Tatiller Yıllık İzinden Sayılır mı?
4857 sayılı İş Kanunu’na tabi işçiler açısından bu konu oldukça nettir. İş Kanunu’nun 56. maddesine göre yıllık izin dönemine rastlayan ulusal bayram ve genel tatil günleri yıllık izin süresinden sayılmaz.
Örneğin bir özel sektör çalışanı 14 günlük yıllık izin kullanırken bu sürenin içine 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı veya Kurban Bayramı gibi genel tatil günleri denk gelirse, söz konusu günler yıllık izin hakkından düşülmez.
Bu durum çalışanların izin planlaması açısından önemli bir avantaj sağlar. Özellikle bayram tatillerini yıllık izinle birleştiren çalışanlar, daha uzun süre işten uzak kalabilirken daha az yıllık izin günü kullanabilir.
Cumartesi, Pazar ve Resmî Tatiller İçin Kısa Karşılaştırma
- Özel sektör ve 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi işçilerde: Hafta tatili ve genel tatil günleri yıllık izin süresinden sayılmaz.
- Cumartesi günü: İşyerinin çalışma ve hafta tatili düzenine göre değerlendirilir. Cumartesi çalışılan bir günse farklı, hafta tatili niteliğindeyse farklı sonuç ortaya çıkabilir.
- Pazar günü: Çalışanın hafta tatiline denk geliyorsa yıllık izin süresinden düşülmez.
- Resmî tatiller: İşçiler için yıllık izin süresinden sayılmaz.
- 657 sayılı Kanuna tabi memurlarda: Yıllık izin genel olarak gün hesabıyla uygulanır ve hafta sonlarının hesabı işçilerden farklıdır.
- Memurlarda resmî tatiller: Özellikle mesai gününe denk gelen ulusal bayram ve genel tatil günleri bakımından kurum uygulaması ve ilgili idari görüşler dikkate alınmalıdır.
Yıllık İzin Hesabı Çalışanın Statüsüne Göre Değişir mi?
Hafta sonları yıllık izinden sayılır mı? sorusunun cevabı, kişinin memur mu yoksa işçi mi olduğuna göre değişmektedir.
Özel sektörde ve İş Kanunu kapsamında çalışan işçiler için kanun, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinin yıllık izin süresinden sayılmayacağını açıkça düzenlemektedir. Memurlarda ise yıllık izin hesabı 657 sayılı Kanun ve ilgili kamu personeli uygulamaları çerçevesinde değerlendirilir; bu nedenle cumartesi ve pazar günleri işçilerdeki sistemden farklı şekilde hesaplanabilir.
Özellikle vardiyalı çalışanlar, sağlık personeli, güvenlik görevlileri ve farklı çalışma sistemine sahip çalışanlar için genel kuralların yanında kurum veya işyeri çalışma düzeni de önem taşır. Bu nedenle izin gününüzün yanlış hesaplandığını düşünüyorsanız, işyerinizin insan kaynakları veya personel biriminden yazılı hesaplama talep etmeniz en sağlıklı yöntem olacaktır.
